31/5/2008 ·

            ...

           Geldin işte. Geldin ve gecemin yalnızlığını böldün. Gecemin güneşi oluverdin.

            Ah, seviyorum seni. Kimseler bilmez bunu, kimseler anlamaz! Sen bile. Yalnızca O'nunla paylaşırım bunu.Çünkü O'nun da seni sevdiğini bilir, bunu bildikçe de daha çok severim seni. Sen de bilmezsin bu aşkı. Yokluğunda artıp büyüyen, yokluğunla devleşen bu aşkı.

             Odanın içinde sessizlik, benim içimde sessizlik. Benim içimde senin sessizliğin. Nerdesin? Şu anda nerede ve kiminlerlesin? Öyle uzaksın ki bana şu an. Oysa, oysa ben senin burada oluşunun hayalini kuruyorum.

             ...

             Çok mu zor, çok mu güç senden istediğim? Ne olurdu gelsen buraya? Çocukça kurduğum bu düşü neden büyümüşlüğün gerçeğine dönüştür müyorsun? Hem ne iyi olacak bir bilsen! Ben sana sevmeyi öğreteceğim sense sevilmeyi öğreneceksin. Ben sana kahırlarını unutturacağım, sen unutmasını öğreneceksin. Kahır bulunan umutların bile silinecek, inan. Buraya gelişinle terketmiş olacaksın insanların kahrolası darbelerini. Kirli bir giysi gibi silkinip çıkaracaksın üzerinden, inanacaksın bana. Çünkü içimden geldiği gibi, seni sevmemden gelen bir güzellikle anlatacağım sana. Belki dakikalarca, belki saatler boyu konuşacağım. Susup dinleyeceksin beni, çünkü konuşan zaten sen olacaksın. Tüm insanları unutturacağım inan, çünkü O'ndan söz edeceğim sana. Sana insanların veremediğini, insanlardan isteyemediklerinin öyküsünü okuyacağım. Beraber kanatlanıp uçacağız belki. Belki...

               Ama gelirsen... Ama , ama bütün bunlar için... Tüm bunlar için SEN gereksin. Yanlızlığıma giren sevdan olmasa yüm bunları bir mezarda düşündüğümü sanacağım nerdeyse. Nerdesin,  ey sevgili! Kimbilir senin için çarpan bu kalbin sesinden böyle saatlerce uzakta başkalarıylasın. Sen özlemini duyumsamıyorsun, belki de bir denizin kıyısında denizi seyrediyorsun. Ben seninle olma cesaretini gösteremedim, evet! Ama, ya SEN! Ya SEN nerdesin? Benimle olmak cesaretini gösteren neden SEN olmadın?

                Yalnızım. Sen olmasan, içimdeki yangının olmasa, ölü bir yalnız olduğuma inanacağım nerdeyse. Durup durup bakışlarım karşımdaki koltuğa takılıveriyor. Sen oraya oturacaktın. Seni seyredecektim gönlümce. Evet bakıyordum. Ne çaresizlik, Allah'ım!Evet, sen yoksun. Haladır yoksun. Bak saat ilerliyor. Zaman hiçbir insanoğluna acımamıştır. Bize de acımayacaktır. Bari çok geç olmadan gel. Bari sabah olmadan, sabaha varmadan gel. Seninle tükenmeden, seninle olmuşken gel. Seni sabaha değin bekleyeceğim zaten, bari geceler gönlümü vurmadan gel.

                  Bu bir umuttur, yalan değil. Tükencek miyim, bitecek miyim bilmiyorum. İçim senle dolup dolup boşalırken tükenir miyim bilmiyorum. Yarın, yarın diye bir düşüm olabilir mi? Yarın seni bana getirir mi, doğan gün seni bana bir ödül diye verir mi, aşk kapımı çalar mı? Ama ya şimdi dersem, ya hemen dersem? Öylesine yoksun, Öylesine özlemliyim, öylesine olmalısın desem... Desem gelir misin? Tüm engelleri kırıp, engelleri yok sayıp gelsen... Çalsan kapımın zilini...Ve ben  ve ben yeni bir doğuşu yaşadığıma varsam. Ve ben senden O'na varsam...

                     Bekliyorum...Gelirsen...Tüm karanlıklarımı silkineceğim,tüm karanlıkları sileceğim içimden. Görmediklerime de inanacağım o zaman. Sensizlikten ve O'nsuzluktan böylesine korkmayacağım. Ama bir gelsen, bir gelsen... Çok şey olacak o zaman.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »


« Önceki :: Sonraki »